DEVELİ KEBAP / İSTANBUL

İstanbul ziyaretimizde arkadaşlarımıza kebap da kebap diye tutturunca trafik korkusu ile Ataşehire yakın olan Develinin son açılan şubesi Ataşehir Develi Kebapa gittik. Gaziantep’den kopmuş gelmişler zamanında, 1966’da Samatya da ilk şube var. Ama dediğim gibi trafik bizim için tam bir fobi, bu yüzden Develi isminde de birleşmiştik ve dolayısı ile mekan Ataşehir oldu.
İstanbul’da çok sıkı ve fazla alternatifi olan bir tür kebapçılar, kimisi mekanın ismine, görünüşüne, temizliğine önem verir, kimisi ara sokaktakileri bulur ve sever. Anlayacağınız herkesin bir kebapçısı vardır.
Develi yıllarca inanılmaz büyük bir müdavim grubu oluşturmuş. Gazeteler, makaleler, ödüller, söyleşiler vs…
Koca bir duvarı doldurmuş makaleler, yazılar, resimler. Hepsi başarı, hepsi gurur kaynağı. Buram buram tarih var yazılarda. Yazıların, küpürlerin hepsini kullansalar binayı kaplarlar komple.

Fazla söze gerek yok. Observer’in en iyiler listesine bile girmiş.
Develi iyi isimli, lüks ve lezzetli bir yer olarak kalacak aklımda…
Bizim nacizane fikir ve yaşadıklarımızdan biraz bahsedelim.
Mekan devasa bir mekan, çok şaşalı ve iddalı bir giriş ve karşılama var. Asansöre bindik ve masamıza çıktık. Etrafa dikkatlice bakıyorum. Gerçekten çok büyük geldi bana. Kebapçıdan ziyade otel bünyesinde bir restorana gidiyormuşum hissine kapıldım. Asansörden iner inmez bir anaokulu ile karşılaştık. Bebeği olan bir çiftiz ve eşimle hemen birbirimize baktık. Keşke büyük olsaydı da bırakıverseydik. Büyük nimet gerçekten bu hizmet. Çocukları yemek yerken salondan da izleme olanağınızda var Develi’de. Hatta şöyle belirteyim, çocuklara yemekleri orada görevliler yediriyorlar.
Herşey olumulu ama bende ki yol yorgunluğundanmı neden bilmem beni çok yordu mekan. Vızır vızır arı gibi sürekli koşturan komiler, masalara kapanmış garsonlar, çocuklarına sahip çıkamayanlar, su getir, servis al, çay söyle, hesap lütfen, rakımız vardı bizim?, pardon buz var mı? Vs vs .. her konuşmayı duyuyoruz civardan. Kebap fabrikası gibi.
Böyle yerler ilk şöhretli yerlerden sonra şube şube patlatınca açılışları böyle bir hale geliyor sanırım durum.
Ama iyi, köklü, başarılı bir mekan kocaaaa İstanbul’da tek şube olarak kalabilir mi? Kalmalı mı peki ? Aksini yapanlar ne durumda? Yapamayanlar ne durumda onlara bakmak lazım. Bu başlı başına  ayrı bir konu zaten.

 the fan of tasty foods diyor ki;
* Bayanlar burun kıvırdı ama çiğ köfte inanılmaz güzeldi, çünkü gerçekten çiğdi. Ne salça ne de bulgurla doldurup şişirmemişler. Harbi harbi bir çiğ köfteydi.
* Mezelerin hepsi lezzetliydi.
* Yukarıda bellirtiğimiz sebeplerden dolayı sürekli, buz, su ve lavaş istemek zorunda kaldık.
* Yaz ayları için Ataşehir Şubesinde de bahçe var.
* Ataşehir’de paket servis ve kg ile baklava satışı var. (diğerleri de aynı mı bilmiyorum)
* Özel bir hikayesi bulunan fıstıklı kebap nefisti gerçekten, başlı başına bir hikayesi var.
* Yemek salonundan hariç toplantı ve gruplar için ayrı bir salonda var.
* Efsane Keme Kebabı yiyemedik, çünkü dönemsel olarak yetişen bir mantardan belli zamanlarda yapılıyormuş.
* Yukarıda belirttiğim gibi İstanbul, dışarıdan gelenleri  çok yoran bir şehir, gezmesi, dolaşması, beklemesi vs herşey çok kaos. Yemekten sonra kapıda 15-20 dk valelerden araba bekledik mesela. Bize çok garip geldi.

Arif Develi’nin kendi ağzından Fıstıklı Kebab’ın hikayesi;
– Yurtdışından gelen yabancı bir işadamı grubu vardı. Gelmeden önce beni arayıp değişik lezzetleri tatmak istediklerini söylediler. Hemen kolları sıvayıp mutfağa girdim. Onlara unutamayacakları farklı bir şeyler sunmak istiyordum. Bir denemeyle başladı her şey. Yaptığım fıstıklı kebap o gün herkesin çok hoşuna gitti. Ama en önemlisi benim de çok hoşuma gitmişti. Sunduğunuz bir şeyi önce siz beğenmelisiniz. O gün konuklardan ve benden geçer not alan kebabı neden mönümüze koymayalım dedik. İyi ki de demişiz.

Fotolar;
the fan of tasty foods 2010
İstanbul

İletişim ;
Vedat Günyol Cad. No:9
Küçükbakkalköy – İstanbul (Ataşehir Girişi)
Tel: 0216 575 68 68

Web Site ;
http://www.develikebap.com

 

Reklamlar